AnLamsız
25.Ocak.2018, 21:50
https://i.hizliresim.com/nO2aB0.jpg
Popüler literatürde "uzun ilişki" ya da "evlenme korkusu" olarak da adlandırılan bağlanma korkusu, bu korkunun nedenleri ve korkuyu aşma yöntemlerini Psikolog Larissa Varol anlatıyor.Bağlanma korkusu, kadın veya erkek her yaştan insanın karşılaşabileceği, hayatındaki bir takım girişimlerini engelleyen ya da süregelen ilişkilerini olumsuz yönde etlileyen ve devam ettirmelerini zorlaştıran psikolojik bir sorundur.
Bağlanma korkusu popüler literatürde "uzun ilişki" ya da "evlenme korkusu" olarak da adlandırılır. Amerika’da yapılan nüfus araştırmalarında evlenme oranında son kırk yılda ciddi bir düşüş görülüyor.
Bağlanma korkusunun görünen sebepleri; özgürlük ve cinsel yaşamın kısıtlanmasından, kişisel alanlardan taviz vermekten ve finansal bir yükün altına girmekten çekinmek olabilir.
Kişi, sadece karşısındaki kişinin onun özgürlüğünü kısıtlayacağı için değil, karşısındaki kişiye yoğun bir hisle bağlanacağından ve birgün bu durumun kendisini inciteceğinden korktuğu için de uzun süreli ilişkiden ve bağlanmaktan kaçıyor olabilir. Bunun sebebi ise, küçük yaşta yaşadığı bağlanmaların -anne ve baba ile- sağlıklı bir duygusal yakınlık oluşturacak bir temele dayanmamış olması, yeterince ilgi görmemiş ya da ihmal edilmiş olması olabilir. Bunun yanında ailede anne ve babanın boşanmış olması, çocuğun kötü giden bir evliliğe şahit olması ya da kişinin daha önce yaşadığı bir ilişkinin kendisini hayal kırıklığına uğratmış olması da bağlanma korkusunu oluşturabilir.
Yakınlık ve bağlanma korkusu olan bireyler ilişkiye güvensizlik ve ilişkinin başarısız olacağına dair bir inanç ile başladıkları için, bu düşük beklentiler de onların davranışlarını ve ilişkinin gidişatını kötü yönde etkiler.
Popüler literatürde "uzun ilişki" ya da "evlenme korkusu" olarak da adlandırılan bağlanma korkusu, bu korkunun nedenleri ve korkuyu aşma yöntemlerini Psikolog Larissa Varol anlatıyor.Bağlanma korkusu, kadın veya erkek her yaştan insanın karşılaşabileceği, hayatındaki bir takım girişimlerini engelleyen ya da süregelen ilişkilerini olumsuz yönde etlileyen ve devam ettirmelerini zorlaştıran psikolojik bir sorundur.
Bağlanma korkusu popüler literatürde "uzun ilişki" ya da "evlenme korkusu" olarak da adlandırılır. Amerika’da yapılan nüfus araştırmalarında evlenme oranında son kırk yılda ciddi bir düşüş görülüyor.
Bağlanma korkusunun görünen sebepleri; özgürlük ve cinsel yaşamın kısıtlanmasından, kişisel alanlardan taviz vermekten ve finansal bir yükün altına girmekten çekinmek olabilir.
Kişi, sadece karşısındaki kişinin onun özgürlüğünü kısıtlayacağı için değil, karşısındaki kişiye yoğun bir hisle bağlanacağından ve birgün bu durumun kendisini inciteceğinden korktuğu için de uzun süreli ilişkiden ve bağlanmaktan kaçıyor olabilir. Bunun sebebi ise, küçük yaşta yaşadığı bağlanmaların -anne ve baba ile- sağlıklı bir duygusal yakınlık oluşturacak bir temele dayanmamış olması, yeterince ilgi görmemiş ya da ihmal edilmiş olması olabilir. Bunun yanında ailede anne ve babanın boşanmış olması, çocuğun kötü giden bir evliliğe şahit olması ya da kişinin daha önce yaşadığı bir ilişkinin kendisini hayal kırıklığına uğratmış olması da bağlanma korkusunu oluşturabilir.
Yakınlık ve bağlanma korkusu olan bireyler ilişkiye güvensizlik ve ilişkinin başarısız olacağına dair bir inanç ile başladıkları için, bu düşük beklentiler de onların davranışlarını ve ilişkinin gidişatını kötü yönde etkiler.