Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz

















Beni bir dağ başında böyle


yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,



Senin kokundan uzak


Şu anda hiç bir şey mümkün değil.

Şu anda her şeyden ayrı,
her şeyden uzak


ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.






Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,





Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan


İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.



Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.


Ve bundan sonra kim severse dünyada;





Seni ve beni hatırlayacaklar İnan ki!
Kırılmış bir ayna gibi






Paramparça, kırık dökük aşkımız

Caresizligin,

ümitsizliğin türküsü

Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü


Büyük aşkımız Unut
benden kalan ne varsa




Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak





En güzel tarafı imkansızlığın
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?





Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?


Bakışlarında beni
dinlendiren bir şey var;



Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü


İşte ellerimde al,
diyebilseydim



Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi




Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.





Ne zaman seni düşünsem
yaşamak güzel

Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri


En karanlıklarda bile uzanır bir el

Kendiliğinden açar sabaha perdeleri
Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü





Her zaman en güzel, her yerde eşsiz

Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü




Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz





MeyRa